Faizlerin Gerilemesi

Nevzat Küçükdöğerli Mali Müşavir&Ekonomist

Faizlerin Gerilemesi

Son dönemde faizlerde yaşanan ayrışma daha da belirginleşti. TCMB’nin politika faizi, sert faiz artış kararı (13 Eylül 2018) sonrası son 7 aydır %24 seviyesinde kalmaya devam ederken, piyasa faizleri geriliyor. Bu dönemde;

-Mevduat faizi önce %19,5’den %28’lere kadar yükseldi sonra %20’lere kadar geriledi
– Kredi faizleri %30’dan %40’a yükselip %25 seviyesine geriledi
– 2 yıllık tahvil faizleri %24’den %27’lere yükselip %18’lere geriledi

Bir bankanın fonlama dağılımına baktığımızda yaklaşık olarak %55 mevduat, %20 dış kaynak, %20 borçlanma aracı ihraçları ve %5 repo (TCMB üzerinden api vs.) öne çıkıyor. Bankaların kendini fonladığı bu faizlerde gevşeme olsa da, çok sert bir düşüş yaşanmadı. Buna karşın kredi faizlerinin hızlı bir şekilde aşağı geldiğini görüyoruz.  Bu kanallarda özellikle mevduat faizlerinin görece daha az düşüp, kredi faizlerinin sert aşağı gelmesinde kamu desteği etkili olurken, TCMB’nin sıkı duruşunun enflasyon beklentilerini çıpalaması tahvil faizleri üzerinde baskı yarattı.

Yani piyasa faizlerini düşüren 2 ana etken:

1 – Piyasa koşulları: Kurda (7,2’den 5,4’lere düşüş) ve CDS’de (520’den 300’lere) yaşanan gerileme ile birlikte hem FED hem de AMB tarafından küresel olarak düşük faiz ortamının devamı ve gelişen ülkelere sermaye akımlarının devam etmesi. Öte yandan enflasyonda yaşanan sınırlı düşüş de içeride faizlerdeki gerilemeye yardımcı oldu.

2- Kamu desteği: Kamu bankaları önderliğinde gelen kredi indirim kampanyaları (bireysel tarafta kredi kartı yapılandırma, düşük faizli ihtiyaç kredileri ve düşük faizli konut kredi kampanyaları, ticari tarafta ise reel sektör krizi ve büyüyememe endişeleri ile kobi destek paketleri) özel bankaların da faizlerinin düşmesine sebep oldu. Toplam kredilerin %40’nın kamu üzerinden olduğu düşünülürse kamu bankalarının domine ettiği bankacılık sektörü, özel banka faizlerini de etkiledi. Öte yandan Hazine ihalelerinde uzun vadeli ihraçlar ve kamuya yapılan satışlarla uzun vadeli tahvil faizleri baskılanırken, Hazine’nin TL’den dövizle borçlanmaya yönelmesi de TL faizlerin gerilemesine sebep oldu.

Önümüzdeki süreçte enflasyonun düşüş trendine girmesi ve küresel faizlerin de düşük kalması ile eğer 2.kur şokuna da maruz kalmazsak TCMB’nin faiz indirimiyle beraber piyasa faizlerinde yaşanan düşüş daha sağlıklı hale gelecek. Ve bu dönemde Hazine’nin de borçlanma hedeflerini çok fazla aşmaması ve iç borç çevirme oranının %100’lerin üzerine sert yükselmemesi yardımcı olacak. Aksi halde enflasyonda yeterli düşüş olmadan sadece yönlendirmeler ile kredi talebi yaratılarak faizlerin aşağı gelmesi; başta TL mevduat faizinin de piyasadaki denge seviyesinden daha sert düşmesine sebep olarak, yatırımcıların TL yerine dolar tercih etmesine sebep olur ve dolarizasyon artabilir.

No Images found.

Nevzat Küçükdöğerli Mali Müşavir&Ekonomist

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir